← Tüm yazılar
AIProduct Management
🌐 Read in English

AI Maliyeti Çökünce, Ürün Stratejisi Otomatik Değişmiyor

21 Nisan 2026·6 dk

Geçen ay bir klinik yazılımına yeni bir AI özelliği eklerken backend maliyetini hesapladım. 6 ay önceki tahminin yaklaşık onda birine gelmişti. İlk düşüncem "harika, bütçe kaldı" oldu. İkinci düşüncem ise daha rahatsız ediciydi: "peki biz aslında neyi değiştirdik?"

Hiçbir şeyi.


Rakamlar gerçekten çarpıcı. 2024 başından bu yana frontier model inference maliyetleri ortalama 10-50 kat düştü. Daha eski modellerde bu fark 900 kata kadar çıkıyor. Bir işlemi API üzerinden çalıştırmanın maliyeti, 2024'te aylık bütçe kalemine giriyordu. Şimdi neredeyse gürültü.

Bu gelişmeyi herkes biliyor. Ama çoğu ürün ekibi hâlâ 2024 refleksleriyle çalışıyor.

Şunu kastediyorum: 2024'te bir özelliği "AI ile yapalım mı?" sorusu, gerçek bir maliyet hesabıyla geliyordu. "Bu işlem kaç token tutar? Aylık kaç kullanıcı tetikler? Marjını ezer mi?" Sağlıklı bir soruydu. O dönem için doğruydu.

Ama o dönem bitti.


Maliyet düştüğünde üç şey yapabilirsin:

1. Tasarrufu cebe at. Mevcut özellikler aynı, infrastructure cost düşük, margin artar. Kolay. Ama geçici.

2. Daha fazla şey yap. Maliyeti düşen her şeyi ürüne ekle. Kulağa iyi geliyor ama çoğu zaman feature bloat'a dönüşüyor.

3. Müşteriye geçir. Fiyatı düşür ya da daha düşük paket sun. Pazar payı al. Bu, gerçekten zor olan seçenek.

Gerçek hayatta 3 numarayı kimse seçmiyor. Çünkü "neden fiyatı düşürelim ki, zaten alıyorlar" mantığı hâkim. Bu mantık kısa vadede tutarlı görünüyor. Orta vadede ise rakiplerine davetiye çıkarıyor.


Somut bir örnek: Sağlık sektöründe çalışıyorum. Küçük klinikler için yazılım satıyoruz. Bu yazılımın AI destekli özelliklerini geliştirirken, 6 ay önce "bu özellik sadece üst pakette olsun, maliyeti yüksek" dediğimiz şeyler var. O maliyet artık yok.

Ama o özellik hâlâ üst pakette.

Neden? Çünkü kimse "maliyet düştüğüne göre paketi yeniden tanımlayalım" diye toplantıya girmiyor. Ürün ekibi backlog'la boğuşuyor, fiyatlandırma kararları başka bir departmanın işi sayılıyor, ve maliyet düşüşü sadece P&L'e yansıyor.

Bu bir backlog sorunu değil. Bir strateji kopukluğu.


Şunu fark ettim: AI maliyeti düştüğünde, gerçekten değişmesi gereken şey ürünün "erişim katmanı."

Erişim katmanından kastım şu: hangi kullanıcı, hangi değere, hangi koşulda ulaşabilir? Bunu belirleyen maliyet değilse — ve artık çoğunlukla değil — neye göre belirliyorsunuz?

Cevabı olmayan çok PM gördüm bu soruya. "Paket yapısı böyle" diyorlar. Evet, biliyorum. Ama neden böyle?


Bence 2026'da AI maliyetiyle ilgili asıl PM sorusu şu değil: "bu özelliği ne kadara çalıştırabiliriz?"

Asıl soru: "Bu maliyet ortadan kalktığında, değeri kim almalı — biz mi, müşterimiz mi, yoksa piyasa payı mı?"

Bu soru fiyatlandırma toplantısında değil, ürün stratejisi konuşmalarında sorulmalı. Çünkü cevabı önümüzdeki 18 ayda rekabetçi pozisyonunuzu belirliyor.


Birkaç hafta önce rakip bir sağlık yazılımının fiyat listesine baktım. 12 ay önce "premium" olan 4 özelliği artık temel pakete almışlardı. Nedeni teknoloji değildi. Onlar da aynı API'yi kullanıyor. Nedeni bir karar: "maliyet düştü, biz geçiriyoruz."

Biz henüz o kararı vermedik.

Bu yazıyı bunu düşünerek bitiriyorum: maliyet düşüşü stratejiyi otomatik değiştirmiyor. Stratejiyi değiştirme kararı, ayrı bir kasın işi. Ve o kas çoğu ürün ekibinde atıl.