Q1 2026'da App Store'a giren yeni uygulama sayısı bir önceki yıla göre %80 arttı. iOS'ta. Tek çeyrekte.
Bu sayının arkasında Claude Code, Replit, Cursor gibi AI coding araçları var. Kod yazmayı bilmeyenlerin bile çalışan bir uygulama çıkarabildiği araçlar. 9to5Mac bunu Nisan başında yazdı — ve sayılar gerçekten çarpıcı.
3 hafta önce DentalBulut için rakip analizi yaparken garip bir şey fark ettim. 6 ay önce "diş kliniği yönetimi" aramasında 4-5 ciddi rakip çıkıyordu. Şimdi 12. Yenilerin çoğu 1-3 aylık. Geliştirici sayısına bakıyorsunuz: tek kişi. Profil fotoğrafı yok, şirket yok, destek e-postası bir Gmail. Muhtemelen hafta sonu Claude Code veya Replit ile yapılmış.
İlk tepkim "tehdit değil, kalitesiz olurlar" oldu.
Duraksadım. Çünkü bu tepki PM olarak en tehlikeli tepki.
Kullanıcı kalitesizle kaliteliyi indirmeden ayırt edemiyor. Önce indiriyor. Ve "Dental Not Defteri" gibi basit bir uygulama, randevu notlarını düzenlemeyi belki yeterince çözüyor — üstelik ücretsiz. Tam kapsamlı bir klinik yönetim yazılımı istemeyenlerin, yani piyasanın küçük ama gerçek bir diliminin ihtiyacını karşılıyor olabilir.
Bunu küçümsemek kolay. Ama o dilim benim potansiyel müşterim.
Bu arz şoku PM'ler için temelden bir strateji sorusu haline geliyor.
Eğer herkes uygulama yapabiliyorsa, yapabilmek artık avantaj değil. O yarış çoktan bitti. Eşitlendik — hem yetenekli geliştiricilerle, hem de hafta sonunu iyi geçiren kişilerle.
Peki geriye ne kalıyor?
Güven. Diş hekimi, hasta verilerini tanımadığı bir uygulamaya girmez. Bu benim en büyük asimetrik avantajlarımdan biri — yıllarca sağlık sektöründe çalışarak, uyumluluk gereksinimlerini anlayarak kazanılmış bir avantaj. Ama kendiliğinden kalmıyor. Aktif olarak göstermem, anlatmam, kanıtlamam gerekiyor. "Zaten güvenilirsiniz" kanaat değil, her müşteri ilişkisinde yeniden kazanılan bir şey.
Niş derinliği. "Dental klinik yazılımı" çok geniş. Ama "Türkiye'deki bağımsız diş hekiminin kliniğini 30 dakikada kapatmasını sağlayan yazılım" çok spesifik. Genel rakip bu niş için optimize etmedi. Hafta sonu yapılan rakip hiç etmedi. Niş ne kadar derin olursa, AI-built çözümlerin ulaşması o kadar zor oluyor — çünkü o derinliği elde etmek için önce alanı anlamak gerekiyor.
Distribution. App Store'da 80 rakip varsa, görünürlük hayati hale geliyor. SEO, word-of-mouth, klinisyen ağlarında referral — bunlar artık ürün kalitesi kadar önemli. Belki daha önemli. Çünkü en iyi ürün bulunmazsa, kazanamaz.
Ama işin ilginç — ve biraz rahatsız edici — tarafı şu: bu araçları ben de kullanıyorum.
Hızlı prototip yapıyorum. Backlog'da "zamanımız olsa yaparız" listesinde kalan küçük fikirler artık daha kolay hayata geçiyor. İki yıl önce bir haftayı dolduran şeyler artık yarım günde oluyor. Bu araçlar beni de hızlandırıyor.
Sorun şu: Rakipler de aynı araçları kullanıyor. Yani hız avantajı dengelendi. Herkesin hızı arttıysa, kimsenin hız avantajı kalmıyor.
Geriye kalan tek asimetrik avantaj: Alan bilgisi. Kullanıcıyı tanımak. Ve o bilgiyi ürüne dönüştürebilmek.
Sağlık sektöründe çalışıyorum. Bir klinisyenin sabahı nasıl başlar, hangi adımda tıkanır, ayın son günü ne kontrol etmek zorundadır, muhasebe entegrasyonunda neden sıkılır — bunları biliyorum. Bu bilgiyi AI bana veremiyor. Destek taleplerini okuyarak, kullanıcılarla konuşarak, ürünün nerede başarısız olduğunu izleyerek, yıllarca birikiyor.
Ve bu bilgiyi rakip bir hafta sonunda edinemiyor.
Herkes uygulama yapabiliyorsa, fark zaten hiç uygulamanın kendisinde değilmiş. Belki hiç olmamıştı.