Naval Ravikant geçen hafta "vibe coding yeni ürün yönetimidir" dedi. 40 bin beğeni. LinkedIn'de herkes paylaştı.
Kısmen haklı. Ama asıl tehlikeyi görmüyor.
Vibe coding ne?
Hızlı bir tanım: ne istediğini AI'ya söylüyorsun, o kodu yazıyor. Cursor, Bolt, Replit — araçlar değişiyor ama mantık aynı. Teknik bilgi gereksiz. "Randevu iptal edilince otomatik SMS gönder" diyorsun, sistem akışı çıkıyor.
Terim 2025 başında ortaya çıktı. Ama 2026'da PM dünyasında gerçekten görünür bir değişim yaratmaya başladı.
Ve bu güçlü. Ben de kullandım.
Bir kullanıcı akışı test etmek için küçük bir prototip kurdum. Figma mockup'ı değil — gerçekten çalışan, tıklanabilen bir şey. Daha önce sprint'e girmesi 2 hafta alırdı. 3 saatte bitti.
Bunu ilk yaşadığında gerçekten heyecan verici.
Ama sorun şu:
Build hızı artınca, baskı da artıyor. Yönetici prototipi görüyor ve "peki neden yayında değil?" sorusu çok daha erken geliyor. Vibe coding PM'in build kapasitesini 10x artırıyor. Öğrenme kapasitesini değil.
İşte kırılma noktası bu.
10 özelliği 10 günde üretebilirsin. Ama hangisi kullanıcının gerçek sorununu çözüyor? Bunu hâlâ test etmek zorundasın. Hâlâ kullanıcıyla konuşmak zorundasın. Hâlâ "hayır" diyebilmek zorundasın.
Somut bir örnek:
Diyelim ki bir diş kliniği yazılımı geliştiriyorsun. Hekimler randevu iptallerini manuel yönetiyor, zaman kaybediyorlar. Klasik senaryo.
Vibe coding ile bir öğleden sonraya 3 farklı otomatik iptal akışı prototipi çıkarabilirsin. Notifikasyon zamanlaması farklı, UI farklı, akış farklı.
Bu süper güç.
Ama o 3 prototipi bir hekimle 30 dakika oturup geçirmeden shiplemek, hız değil — aceleden çıkan hatadır. Çünkü asıl problem belki iptal akışında değil, randevu öncesi hatırlatmadaydı. Ve bunu ancak konuşarak öğrenebilirsin.
Vibe coding o konuşmayı atlattırmıyor. Sadece "build etmeye" daha az zaman harcıyorsun. Kazandığın zamanı test etmeye değil, shiplemek için büyütülmüş baskıya harcıyorsun.
Naval'ın iddiası:
PM artık ürünü kendisi yapabilir. Bu doğru.
Ama PM'in asıl sorumluluğu değişmedi: neyi neden yapacağına karar vermek.
Bak, iki PM düşün. Biri vibe coding ile haftada 5 özellik shipliyor. Diğeri haftada 1 özellik — ama her birini gerçek kullanıcıyla test ediyor, kendi kurgularını bozuyor, öğreniyor.
6 ay sonra hangisi daha iyi ürün üretmiş?
İkincisi. Neredeyse her zaman.
Rakamlar:
CMU'nun 2026 başında yayımladığı araştırma çarpıcı: AI üretimi kodun bug yoğunluğu, insan yazımına kıyasla 1.7x daha yüksek.
Vibe coded ürünler hızlı çıkıyor. Ama daha kırılgan.
Kullanıcı bu kırılganlığı hissediyor. Ve genellikle ilk 2 haftada hissediyor — geri dönmenin en maliyetli olduğu zamanda.
Asıl değişim nerede:
Vibe coding PM'i ne yaptı?
Daha hızlı hipotez testi yapabilen biri. Daha iyi mühendis değil.
Eskiden "şunu build edin, sonra test ederiz" diyorduk. Şimdi tuzak şu: "ben kendim build ederim, neden test için bekleyelim?" Hız, ilerleme yanılsaması yaratıyor.
Şunu fark ettim: en tehlikeli PM artık "hiçbir şey build edemeyen" değil. "Her şeyi çok hızlı build eden, ama neyi neden build ettiğini sormayan."
Kısıt değişmedi:
Araç güçlendi. Ama karar almak zorunda olduğun şeyler değişmedi.
Hangi problemi çözüyoruz? Kimin için? Nasıl anlıyoruz işe yarayıp yaramadığını?
Bu soruları vibe coding sormaya başlamıyor. Sormak hâlâ senin işin.
Vibe coding PM'in yeni tanımı mı, yoksa PM'in en büyük tuzağı mı? Ekibinizdeki PM'ler daha fazla mı shipliyor, yoksa daha hızlı mı öğreniyor?